VENOM 30 LR: Efsanevi Uçak Topundan Geleceğin Kara ve Deniz Araçlarının Temel Silahına…
Samsun Yurt Savunma (SYS), orta kalibre top üretimi alanında dünyanın önde gelen firmalarından biri olan İngiliz AEI Systems şirketini satın alarak deniz, hava ve kara platformları için büyük önem taşıyan 30x113 mm toplarının üretimi alanına ciddi bir yatırım yaptı.
VENOM 30 LR: Efsanevi Uçak Topundan Geleceğin Kara ve Deniz Araçlarının Temel Silahına…
Bölüm II
Samsun Yurt Savunma (SYS), orta kalibre top üretimi alanında dünyanın önde gelen firmalarından biri olan İngiliz AEI Systems şirketini satın alarak deniz, hava ve kara platformları için büyük önem taşıyan 30x113 mm toplarının üretimi alanına ciddi bir yatırım yaptı. Türkiye’deki orta kalibre otomatik top çalışmalarına yeni bir soluk getiren bu gelişmeyle birlikte AEI Systems tarafından geliştirilen 30x113 mm'lik VENOM 30 LR topu da CANiK markasının bir parçası oldu.
Yazı dizimizin ilk bölümünde, VENOM 30 LR topunun temel özelliklerine ve gelişim sürecine odaklanmıştık. İkinci bölümde ise bu silahın günümüz ve yakın gelecekteki kullanım konseptlerine odaklanacağız. Ayrıca, VENOM 30 LR’nin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yanı sıra dost ve müttefik devletlerin silahlı kuvvetlerine kazandıracağı kabiliyetlerin üzerinde duracağız. Bu bölüm sonrasında, günümüz 30x113 mm top sistemlerinin cevap vermeyi hedeflediği ihtiyaç ve konunun Türk savunma ve havacılık sanayisinin gelişimine sağlayacağı katkı daha iyi anlaşılacaktır.
Platformlar ve İhtiyaçlar Evrilirken Önem Kazanan Bir Sistem
Yazı dizimizin ilk bölümünde ele aldığımız 30x113 mm top sistemi, jet uçaklarının, gerek hava-hava gerek hava-yer angajmanları için kullanılacak, uçak üstü bir silah ihtiyacından ortaya çıktı. 1970’lerle birlikte öne çıkmaya başlayan ağır taarruz helikopteri konsepti, bu silah sisteminin, farklı bir hava aracının daha ana silahına dönüşmesine yol açtı. Çünkü ağırlık ve yapısal dayanıklılık arasında oldukça hesaplı bir dengede tasarlanması gereken uçan platformlar için, 30x113 mm top mermisinin düşük geri tepmesi ve yüksek gücü, kritik bir gereksinime cevap verebiliyordu.
Böylece AH-64 Apache helikopterinin alan etki silahı (Area Weapon System / AWS) olarak tanımlanan M230 topu, 30x113 mm HEDP (high explosive dual purpose) ve HEI mühimmatı ile birlikte kullanılmak üzere hizmete alındı. Uçaklarda kullanılan 30x113 mm HE (high explosive / yüksek infilaklı) mühimmat tipi temel alınarak geliştirilen bu mühimmat türleri, açıktaki ve sütre gerisindeki piyadeye ve hafif zırhlı araçlara karşı optimum bir performans sunmaktaydı. Bu düşüncenin doğruluğu, 1980’lerden beri birçok silahlı çatışmada kendini kanıtlayan Boeing firması üretimi AH-64 Apache ve Airbus (eski Eurocopter) firması üretimi Tiger HAP/HAD taarruz helikopterlerinin performansı ile kanıtlandı.
Hava kuvvetlerinin envanterinden kara havacılığın envanterine geçen bu cephane türü ve bunu ateşleyen toplar, 2010’lu yılların ikinci yarısından itibaren artan konvansiyonel savaş riskleri ışığında, kara araçları için de bir çözüm olarak değerlendirilmeye başlandı. Nitekim gelişen teknolojiler ile artan kabiliyetlere paralel olarak daha da yıkıcı hale gelen savaş alanlarında, düşük geri tepmeli ve yüksek ateş güçlü toplara olan ihtiyaç arttı. Dolayısıyla bugüne kadar yerleşik olan bazı silahların yerine ya da onları desteklemek amacıyla 30x113 mm otomatik toplar, giderek artan oranda muharebe hattında görülmeye başlandı. Daha önce sadece sabit ve döner kanatlı askeri hava platformlarına özel bir çözüm olarak algılanan bu otomatik top sistemleri, insanlı ve insansız kara araçlarında, geleceğin silahı -en azından lazerlerin yaygın kullanıma geçeceği döneme kadar- olarak nitelendirilmeye başladı.
VENOM 30 LR, Silah Kuleleri İçin de İdeal Bir Çözüm Olarak Yükseliyor
Gerçekten de 30x113 mm silahların sağladığı düşük ağırlık ve geri tepmeye ilişkin istisnai özellikler; emsallerine nazaran çok daha kompakt boyutlarıyla birlikte ele alındığında, giderek küçülmekte olan uzaktan komutalı silah kuleleri (UKSS) için de ideal bir çözüm teşkil ediyor. Taktik tekerlekli zırhlı araçlar (TTZA) ya da insansız kara araçları (İKA) ile birlikte kullanılan UKSS’lerin, küçülen boyutlarına rağmen artan hassasiyeti, yeni mühimmat teknolojilerinin sunduğu kabiliyetlerle birlikte ele alındığında, muharebe sahasında gerçek bir değişim sürecinin yaklaşmakta olduğu görülecektir. Bu süreçte 30x113 mm mermi kullanan top sistemleri; mekanize birliklerin, hafif piyadelerin ve özel kuvvetlerin; muharebe hattı ağır ateş gücünün temelini oluşturan, 12,7 mm ağır makineli tüfek ve 40 mm otomatik bombaatar kombinasyonunu tamamlayacak ya da tamamen onun yerine geçecek yeni bir çözüm gibi gözükmektedir.
Nitekim 2010’lu yılların başında, ABD Özel Kuvvetlerinin yeni kara aracı GMV 1.1 projesi kapsamında geliştirilen Flyer 72 araçlarına, ihtiyaç duyulan ateş gücünü elde edebilmeleri için M230LF top sistemiyle silahlandırılması imkanı sağlanmıştır. Ayrıca 2014’ten beri Ukrayna’daki çatışmalarda görüldüğü üzere, taktik seviyede yaygın bir şekilde dron, gezici mühimmat ve helikopter kullanımı, yakın hava savunması kavramında köklü bir değişime yol açmıştır. ABD ordusu, bu kapsamda Stryker 8x8 araçlarının M-SHORAD (Maneuver Short Range Air Defense) konfigürasyonunu geliştirmiştir. Farklı güdümlü füzelerle beraber kullanılabilen bu araç, 30x113 mm M230LF topu ile silahlandırmıştır.
Benzer bir konfigürasyonu, ABD Deniz Piyadeleri’nin 4x4 JTLV’leri için MADIS Inc. 1 (Marine Air Defense Integrated System Increment 1) programı dahilinde de görüyoruz. Bu kapsamda General Dynamics, 30x113 mm mühimmatla sağlanan hacimsel avantajları kullanarak, yakınlık tapalı ve yüksek infilaklı HEP (High Explosive Proximity) mühimmatı geliştirmiştir. Avrupa’da ise Nexter, benzer bir çalışma yürütmektedir. Böylece, başlıca 30x113 mm mühimmat tiplerini teşkil eden HEI, SAPHEI (Semi-Armor Piercing High Explosive Incendiary) ve HEDP yanına; hava savunma rollerinde de etkin şekilde kullanılacak, yeni bir opsiyon eklenmiştir.
Savaş Tecrübelerinin Şekillendirdiği Bir Silah
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ile önemi gözler önüne serilen modern konvansiyonel savaşlar; özel kuvvetler, keşif unsurları ve hafif piyade birliklerinin yüksek ateş gücüne olan ihtiyacını bir kez daha ortaya çıkardı. Dolayısıyla TTZA’ların, makineli tüfek ve bombaatarlardan daha etkin silahlar ile donatılması talep edilmeye başlandı. Bu durumun bir sonucu olarak da son birkaç yılda, dünyadaki birçok zırhlı araç üreticisinin, 30x113 mm mühimmat kullanan top ve kule sistemlerine geçiş yaptığı görüldü.
Yine Ukrayna’daki savaşta elde edilen deneyimler ışığında, yeni nesil tankların ilk konseptlerinden olan Abrams X ve E-MBT prototiplerinin, hava savunma görevi de icra edebilen 30x113 mm UKSS’ler ile donatıldığını görüyoruz.
Son dönemde, hafif piyade birliklerine ihtiyaç duyulan ateş desteğini sağlayacak İKA konseptleri geliştirilmeye başlandı. Bu sayede zırhlı araçların giremeyeceği coğrafyalarda bile etkin ve doğrudan ağır ateş desteğinin sağlanabileceği düşünülüyor. Bu konuda en güzel örneklerden birisini de HAVELSAN’ın Dijital Birlikler Konsepti kapsamında geliştirdiği KAPGAN oluşturuyor. SYS bünyesindeki AEI Systems’in VENOM LR 30 30x113 mm topunu, yine bir SYS iştiraki olan UNIROBOTICS’in TRAKON 30 UKSS’si ile birlikte kullanan KAPGAN’ın; yoğun test ve değerlendirme süreçlerine devam ettiği biliniyor.
Tek Kaynaktan Top ve UKSS Çözümü: VENOM 30 LR ve TRAKON 30 UKSS
ABD’nin öncülük ettiği, dolayısıyla da M230LF (günümüzde XM914) topunun kullanımıyla başlayan bu süreçte, dünya silah piyasasına sunulmuş, oldukça kısıtlı sayıda alternatif (sadece 3!) bulunuyor. CANiK şemsiyesi altına dahil olan VENOM LR 30 revolver top ailesi bunlardan biri ve bu kapsamda oldukça yetenekli bir çözüm sunuyor. Bu da SYS’yi, VENOM LR 30 topuyla birlikte TRAKON 30 UKSS’yi tek kaynaktan temin etmek isteyen potansiyel kullanıcılar nezdinde öne çıkarıyor.
Bu silah sistemlerinin değişik araçlarda hangi rollerde kullanıldığını takip etmek, hiç şüphesiz ki önümüzdeki yılların en ilginç askeri konularından birisi olacaktır. Bu kapsamda ürünlerini hızlıca sahadaki ihtiyaçlarına adapte eden Türk savunma ve havacılık sanayisinin elde edeceği deneyimler, ABD ordusunun kullanım tecrübelerinden farklı bir veri seti sağlaması açısından takip edilmeye değer görülüyor.
Bölüm II
Samsun Yurt Savunma (SYS), orta kalibre top üretimi alanında dünyanın önde gelen firmalarından biri olan İngiliz AEI Systems şirketini satın alarak deniz, hava ve kara platformları için büyük önem taşıyan 30x113 mm toplarının üretimi alanına ciddi bir yatırım yaptı. Türkiye’deki orta kalibre otomatik top çalışmalarına yeni bir soluk getiren bu gelişmeyle birlikte AEI Systems tarafından geliştirilen 30x113 mm'lik VENOM 30 LR topu da CANiK markasının bir parçası oldu.
Yazı dizimizin ilk bölümünde, VENOM 30 LR topunun temel özelliklerine ve gelişim sürecine odaklanmıştık. İkinci bölümde ise bu silahın günümüz ve yakın gelecekteki kullanım konseptlerine odaklanacağız. Ayrıca, VENOM 30 LR’nin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yanı sıra dost ve müttefik devletlerin silahlı kuvvetlerine kazandıracağı kabiliyetlerin üzerinde duracağız. Bu bölüm sonrasında, günümüz 30x113 mm top sistemlerinin cevap vermeyi hedeflediği ihtiyaç ve konunun Türk savunma ve havacılık sanayisinin gelişimine sağlayacağı katkı daha iyi anlaşılacaktır.
Platformlar ve İhtiyaçlar Evrilirken Önem Kazanan Bir Sistem
Yazı dizimizin ilk bölümünde ele aldığımız 30x113 mm top sistemi, jet uçaklarının, gerek hava-hava gerek hava-yer angajmanları için kullanılacak, uçak üstü bir silah ihtiyacından ortaya çıktı. 1970’lerle birlikte öne çıkmaya başlayan ağır taarruz helikopteri konsepti, bu silah sisteminin, farklı bir hava aracının daha ana silahına dönüşmesine yol açtı. Çünkü ağırlık ve yapısal dayanıklılık arasında oldukça hesaplı bir dengede tasarlanması gereken uçan platformlar için, 30x113 mm top mermisinin düşük geri tepmesi ve yüksek gücü, kritik bir gereksinime cevap verebiliyordu.
Böylece AH-64 Apache helikopterinin alan etki silahı (Area Weapon System / AWS) olarak tanımlanan M230 topu, 30x113 mm HEDP (high explosive dual purpose) ve HEI mühimmatı ile birlikte kullanılmak üzere hizmete alındı. Uçaklarda kullanılan 30x113 mm HE (high explosive / yüksek infilaklı) mühimmat tipi temel alınarak geliştirilen bu mühimmat türleri, açıktaki ve sütre gerisindeki piyadeye ve hafif zırhlı araçlara karşı optimum bir performans sunmaktaydı. Bu düşüncenin doğruluğu, 1980’lerden beri birçok silahlı çatışmada kendini kanıtlayan Boeing firması üretimi AH-64 Apache ve Airbus (eski Eurocopter) firması üretimi Tiger HAP/HAD taarruz helikopterlerinin performansı ile kanıtlandı.
Hava kuvvetlerinin envanterinden kara havacılığın envanterine geçen bu cephane türü ve bunu ateşleyen toplar, 2010’lu yılların ikinci yarısından itibaren artan konvansiyonel savaş riskleri ışığında, kara araçları için de bir çözüm olarak değerlendirilmeye başlandı. Nitekim gelişen teknolojiler ile artan kabiliyetlere paralel olarak daha da yıkıcı hale gelen savaş alanlarında, düşük geri tepmeli ve yüksek ateş güçlü toplara olan ihtiyaç arttı. Dolayısıyla bugüne kadar yerleşik olan bazı silahların yerine ya da onları desteklemek amacıyla 30x113 mm otomatik toplar, giderek artan oranda muharebe hattında görülmeye başlandı. Daha önce sadece sabit ve döner kanatlı askeri hava platformlarına özel bir çözüm olarak algılanan bu otomatik top sistemleri, insanlı ve insansız kara araçlarında, geleceğin silahı -en azından lazerlerin yaygın kullanıma geçeceği döneme kadar- olarak nitelendirilmeye başladı.
VENOM 30 LR, Silah Kuleleri İçin de İdeal Bir Çözüm Olarak Yükseliyor
Gerçekten de 30x113 mm silahların sağladığı düşük ağırlık ve geri tepmeye ilişkin istisnai özellikler; emsallerine nazaran çok daha kompakt boyutlarıyla birlikte ele alındığında, giderek küçülmekte olan uzaktan komutalı silah kuleleri (UKSS) için de ideal bir çözüm teşkil ediyor. Taktik tekerlekli zırhlı araçlar (TTZA) ya da insansız kara araçları (İKA) ile birlikte kullanılan UKSS’lerin, küçülen boyutlarına rağmen artan hassasiyeti, yeni mühimmat teknolojilerinin sunduğu kabiliyetlerle birlikte ele alındığında, muharebe sahasında gerçek bir değişim sürecinin yaklaşmakta olduğu görülecektir. Bu süreçte 30x113 mm mermi kullanan top sistemleri; mekanize birliklerin, hafif piyadelerin ve özel kuvvetlerin; muharebe hattı ağır ateş gücünün temelini oluşturan, 12,7 mm ağır makineli tüfek ve 40 mm otomatik bombaatar kombinasyonunu tamamlayacak ya da tamamen onun yerine geçecek yeni bir çözüm gibi gözükmektedir.
Nitekim 2010’lu yılların başında, ABD Özel Kuvvetlerinin yeni kara aracı GMV 1.1 projesi kapsamında geliştirilen Flyer 72 araçlarına, ihtiyaç duyulan ateş gücünü elde edebilmeleri için M230LF top sistemiyle silahlandırılması imkanı sağlanmıştır. Ayrıca 2014’ten beri Ukrayna’daki çatışmalarda görüldüğü üzere, taktik seviyede yaygın bir şekilde dron, gezici mühimmat ve helikopter kullanımı, yakın hava savunması kavramında köklü bir değişime yol açmıştır. ABD ordusu, bu kapsamda Stryker 8x8 araçlarının M-SHORAD (Maneuver Short Range Air Defense) konfigürasyonunu geliştirmiştir. Farklı güdümlü füzelerle beraber kullanılabilen bu araç, 30x113 mm M230LF topu ile silahlandırmıştır.
Benzer bir konfigürasyonu, ABD Deniz Piyadeleri’nin 4x4 JTLV’leri için MADIS Inc. 1 (Marine Air Defense Integrated System Increment 1) programı dahilinde de görüyoruz. Bu kapsamda General Dynamics, 30x113 mm mühimmatla sağlanan hacimsel avantajları kullanarak, yakınlık tapalı ve yüksek infilaklı HEP (High Explosive Proximity) mühimmatı geliştirmiştir. Avrupa’da ise Nexter, benzer bir çalışma yürütmektedir. Böylece, başlıca 30x113 mm mühimmat tiplerini teşkil eden HEI, SAPHEI (Semi-Armor Piercing High Explosive Incendiary) ve HEDP yanına; hava savunma rollerinde de etkin şekilde kullanılacak, yeni bir opsiyon eklenmiştir.
Savaş Tecrübelerinin Şekillendirdiği Bir Silah
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ile önemi gözler önüne serilen modern konvansiyonel savaşlar; özel kuvvetler, keşif unsurları ve hafif piyade birliklerinin yüksek ateş gücüne olan ihtiyacını bir kez daha ortaya çıkardı. Dolayısıyla TTZA’ların, makineli tüfek ve bombaatarlardan daha etkin silahlar ile donatılması talep edilmeye başlandı. Bu durumun bir sonucu olarak da son birkaç yılda, dünyadaki birçok zırhlı araç üreticisinin, 30x113 mm mühimmat kullanan top ve kule sistemlerine geçiş yaptığı görüldü.
Yine Ukrayna’daki savaşta elde edilen deneyimler ışığında, yeni nesil tankların ilk konseptlerinden olan Abrams X ve E-MBT prototiplerinin, hava savunma görevi de icra edebilen 30x113 mm UKSS’ler ile donatıldığını görüyoruz.
Son dönemde, hafif piyade birliklerine ihtiyaç duyulan ateş desteğini sağlayacak İKA konseptleri geliştirilmeye başlandı. Bu sayede zırhlı araçların giremeyeceği coğrafyalarda bile etkin ve doğrudan ağır ateş desteğinin sağlanabileceği düşünülüyor. Bu konuda en güzel örneklerden birisini de HAVELSAN’ın Dijital Birlikler Konsepti kapsamında geliştirdiği KAPGAN oluşturuyor. SYS bünyesindeki AEI Systems’in VENOM LR 30 30x113 mm topunu, yine bir SYS iştiraki olan UNIROBOTICS’in TRAKON 30 UKSS’si ile birlikte kullanan KAPGAN’ın; yoğun test ve değerlendirme süreçlerine devam ettiği biliniyor.
Tek Kaynaktan Top ve UKSS Çözümü: VENOM 30 LR ve TRAKON 30 UKSS
ABD’nin öncülük ettiği, dolayısıyla da M230LF (günümüzde XM914) topunun kullanımıyla başlayan bu süreçte, dünya silah piyasasına sunulmuş, oldukça kısıtlı sayıda alternatif (sadece 3!) bulunuyor. CANiK şemsiyesi altına dahil olan VENOM LR 30 revolver top ailesi bunlardan biri ve bu kapsamda oldukça yetenekli bir çözüm sunuyor. Bu da SYS’yi, VENOM LR 30 topuyla birlikte TRAKON 30 UKSS’yi tek kaynaktan temin etmek isteyen potansiyel kullanıcılar nezdinde öne çıkarıyor.
Bu silah sistemlerinin değişik araçlarda hangi rollerde kullanıldığını takip etmek, hiç şüphesiz ki önümüzdeki yılların en ilginç askeri konularından birisi olacaktır. Bu kapsamda ürünlerini hızlıca sahadaki ihtiyaçlarına adapte eden Türk savunma ve havacılık sanayisinin elde edeceği deneyimler, ABD ordusunun kullanım tecrübelerinden farklı bir veri seti sağlaması açısından takip edilmeye değer görülüyor.




