Unidef, İlk İhracatını, Bir Avrupa Birliği Ülkesi için Silah Entegrasyonuyla Yaptı
Unidef, VIP koruma araçlarına yönelik silah entegrasyonu çözümünün müşterileri arasına Çekya’yı da ekledi.
Unidef, VIP koruma araçlarına yönelik silah entegrasyonu çözümünün müşterileri arasına Çekya’yı da ekledi. Yurt içinde de VIP koruma aracı konsepti için sözleşme imzalayan firma, benzer bir çözümü, Çekya’da, LPP s.r.o. firması ana yükleniciliğinde başarıyla tamamladı. Unidef, bu çalışma ile aynı zamanda ilk ihracatına imza attı.
Çekya’da yürütülen projede, araca, operasyon sahasında taktik resmin oluşturulması ve kuvvet koruması için gerekli birçok kritik sistem ve sensör entegre edildi. LPP, ana yazılım ile donanım entegratörü olarak; komuta-kontrol (C2), sinyal karıştırıcı, silah atışı algılayıcı, SDIO (Secure Digital Input Output / Güvenli Sayısal Giriş Çıkış) sistemi, sürücü görüş sistemi, gerçek zamanlı birlik takip sistemi, güvenli iletişim sistemleri gibi sistem ve sensörlerin entegrasyonunu gerçekleştirdi. Firma, Unidef’i ise VIP koruma araçlarına gizlenebilir ana silah istasyonunun entegrasyonu için güvenilir bir ortak olarak seçti.
Unidef tarafından geliştirilen gizlenebilir tarete entegre edilen 7,62x51 mm’lik 6 namlulu M134 Minigun ile silahlandırılan VIP koruma araçları, Çekya’nın, başta Birleşmiş Milletler (BM) kapsamındakiler olmak üzere ağırlıklı olarak yurt dışı görevlerinde kullanılacak.
Unidef’in taretinin aracın içine katlanması, silahın gizli taşınmasına ve aracın dışarıdan sivil bir araç olarak görünmesine olanak sağlıyor. Böylece araç, silahını görünür şekilde taşıyan diğer araçlarda olduğu gibi çevredekilere bir tehdit olarak görünmüyor. Taret, ihtiyaç duyulduğunda ise açılarak saniyeler içinde kullanıma hazır hale geliyor.
Unidef Genel Koordinatörü Ender Şaşal, gizlenebilir silah entegrasyonunun, firmanın imzası haline gelen çözümlerden biri olduğunu vurguluyor: “Sahada görev yapan personelden aldığımız geri bildirimler, silahın gizli bir şekilde taşınmasının bir dizi avantajı olduğunu ortaya koydu. Bunların arasında; platformun çevreye tehdit oluşturmaması ve açık hedef haline gelmemesi; silah sisteminin platform dışında devamlı kalan sistemlerin maruz kaldığı çevresel etkenlerden korunuyor olması; ayrıca hareket halinde, özellikle alt geçit, tünel ve benzeri geçişlerinde sistemin zarar görmemesi de bulunuyor. Biz de VIP koruma aracı ve Silahlı Römork Sistemi gibi çözümlerimizde, içeri katlanabilir taret çözümümüzle kullanıcılarımızın bu avantajlardan yararlanmasını sağlıyoruz.”
Unidef, Çekya’nın bu ihtiyacını karşılama görevi kendisine verildikten sonra, çalışmalarını çok sıkışık bir takvimde tamamlaması gerektiği için LPP ekibiyle çok faydalı ve yakın bir koordinasyon tesis etti. Projenin hemen başında yerinde inceleme yapan firma yetkilileri, silahlandırılacak araç içinde lazerli ölçüm sistemiyle yapılan taramanın sonuçlarıyla entegrasyonunun mekanik tasarımını tamamladı. Ardından hazırlanan ara prototip araç üzerinde test edildi. Araca üçüncü ve son ziyaret ise nihai prototipin entegrasyonu için gerçekleştirdi. Tüm bu aşamaların başarıyla geçilmesinin ardından da seri üretim, sevkiyat, entegrasyon ve personel eğitimi faaliyetleri tamamlandı. Tüm bu süreçler, 6 aydan kısa bir zamanda tamamlandı.
Unidef, daha önceden bu tür entegrasyonları, başka görev yükü taşımayan araçlarda başarıyla tamamlamıştı. Çekya projesinde ise aracın tavanında yer kaplayan diğer görev sistemleri nedeniyle Unidef’in çok daha kısıtlı bir alanda çalışması gerekti. Bu kapsamda Unidef, çözümünü, daha önce teslim ettiği çözümlerden farklı olarak, yaklaşık yüzde 15 oranında daha dar bir alanda çalışabilecek şekilde geliştirdi. Bu uyarlama için projede Ar-Ge faaliyetleri de gerçekleştirdi.
Şaşal, sağladıkları müşteri memnuniyetini şöyle ifade ediyor: “Bu proje, uluslararası arenada önde gelen iş ortaklarımızdan biri olan ve platformlara silah entegrasyonu alanındaki kabiliyetlerimizi çok iyi bilen Profense firması üzerinden bize getirildi. Projede, çok sıkışık bir takvim vardı. Biz ise Ar-Ge çalışmalarına da ihtiyaç duyduğumuz bu süreci, talep edilen sürede tamamlamayı başardık. Unidef olarak hiçbir müşterimizi çözümsüz bırakmıyoruz. Değişen ihtiyaçlarına hızlı dönüşler yapabiliyoruz. Bununla beraber, hızlı olmak adına doğru çözümleri bulma odağından da uzaklaşmıyoruz. Tüm bu çalışmalarımızı, aynı zamanda son derece rekabetçi bütçelerle gerçekleştiriyoruz. Ortaya çıkan çözüm ve Unidef’in süreç içerisindeki sonuç odaklı proaktif tutumu, müşterilerimizin sonraki projelerinde yeniden bizimle çalışmaları konusunda çok kolay karar vermelerini sağlıyor.”
LPP Genel Müdürü Korg. (E) Miroslav Zizka ise Unidef’le iş birlikleri hakkında şunları söylüyor: “Bu, Unidef ile ilk iş birliğimizdi ve projemiz de özel bir görevi yerine getirmek için kullanılması gereken sensör ve sistemlerin gereksinimleri açısından çok karmaşık bir projeydi. Entegrasyon, kapsamlı bir hazırlığı ve taret konumunun hassas bir şekilde ölçülmesini takip eden sürecin son aşamasıydı. Unidef uzmanları, olağanüstü bir iş çıkardılar ve sistemlerini başarıyla entegre ettiler.”
Unidef, söz konusu çözümünün farklı bir versiyonunu da uzaktan komutalı şekliyle Türk Silahlı Kuvvetlerine Uzaktan Komutalı Römork Sistemi olarak teslim edecek. Bu konsept, sınır güvenliği ve kritik tesislerin çevre koruması görevlerini personeli tehlikeye atmadan gerçekleştirmesi ve istenilen yere taşınabilen yapısı sebebiyle yurt içi ve yurt dışı kullanıcılar tarafından yoğun ilgi görüyor.
Çekya’da yürütülen projede, araca, operasyon sahasında taktik resmin oluşturulması ve kuvvet koruması için gerekli birçok kritik sistem ve sensör entegre edildi. LPP, ana yazılım ile donanım entegratörü olarak; komuta-kontrol (C2), sinyal karıştırıcı, silah atışı algılayıcı, SDIO (Secure Digital Input Output / Güvenli Sayısal Giriş Çıkış) sistemi, sürücü görüş sistemi, gerçek zamanlı birlik takip sistemi, güvenli iletişim sistemleri gibi sistem ve sensörlerin entegrasyonunu gerçekleştirdi. Firma, Unidef’i ise VIP koruma araçlarına gizlenebilir ana silah istasyonunun entegrasyonu için güvenilir bir ortak olarak seçti.
Unidef tarafından geliştirilen gizlenebilir tarete entegre edilen 7,62x51 mm’lik 6 namlulu M134 Minigun ile silahlandırılan VIP koruma araçları, Çekya’nın, başta Birleşmiş Milletler (BM) kapsamındakiler olmak üzere ağırlıklı olarak yurt dışı görevlerinde kullanılacak.
Unidef’in taretinin aracın içine katlanması, silahın gizli taşınmasına ve aracın dışarıdan sivil bir araç olarak görünmesine olanak sağlıyor. Böylece araç, silahını görünür şekilde taşıyan diğer araçlarda olduğu gibi çevredekilere bir tehdit olarak görünmüyor. Taret, ihtiyaç duyulduğunda ise açılarak saniyeler içinde kullanıma hazır hale geliyor.
Unidef Genel Koordinatörü Ender Şaşal, gizlenebilir silah entegrasyonunun, firmanın imzası haline gelen çözümlerden biri olduğunu vurguluyor: “Sahada görev yapan personelden aldığımız geri bildirimler, silahın gizli bir şekilde taşınmasının bir dizi avantajı olduğunu ortaya koydu. Bunların arasında; platformun çevreye tehdit oluşturmaması ve açık hedef haline gelmemesi; silah sisteminin platform dışında devamlı kalan sistemlerin maruz kaldığı çevresel etkenlerden korunuyor olması; ayrıca hareket halinde, özellikle alt geçit, tünel ve benzeri geçişlerinde sistemin zarar görmemesi de bulunuyor. Biz de VIP koruma aracı ve Silahlı Römork Sistemi gibi çözümlerimizde, içeri katlanabilir taret çözümümüzle kullanıcılarımızın bu avantajlardan yararlanmasını sağlıyoruz.”
Unidef, Çekya’nın bu ihtiyacını karşılama görevi kendisine verildikten sonra, çalışmalarını çok sıkışık bir takvimde tamamlaması gerektiği için LPP ekibiyle çok faydalı ve yakın bir koordinasyon tesis etti. Projenin hemen başında yerinde inceleme yapan firma yetkilileri, silahlandırılacak araç içinde lazerli ölçüm sistemiyle yapılan taramanın sonuçlarıyla entegrasyonunun mekanik tasarımını tamamladı. Ardından hazırlanan ara prototip araç üzerinde test edildi. Araca üçüncü ve son ziyaret ise nihai prototipin entegrasyonu için gerçekleştirdi. Tüm bu aşamaların başarıyla geçilmesinin ardından da seri üretim, sevkiyat, entegrasyon ve personel eğitimi faaliyetleri tamamlandı. Tüm bu süreçler, 6 aydan kısa bir zamanda tamamlandı.
Unidef, daha önceden bu tür entegrasyonları, başka görev yükü taşımayan araçlarda başarıyla tamamlamıştı. Çekya projesinde ise aracın tavanında yer kaplayan diğer görev sistemleri nedeniyle Unidef’in çok daha kısıtlı bir alanda çalışması gerekti. Bu kapsamda Unidef, çözümünü, daha önce teslim ettiği çözümlerden farklı olarak, yaklaşık yüzde 15 oranında daha dar bir alanda çalışabilecek şekilde geliştirdi. Bu uyarlama için projede Ar-Ge faaliyetleri de gerçekleştirdi.
Şaşal, sağladıkları müşteri memnuniyetini şöyle ifade ediyor: “Bu proje, uluslararası arenada önde gelen iş ortaklarımızdan biri olan ve platformlara silah entegrasyonu alanındaki kabiliyetlerimizi çok iyi bilen Profense firması üzerinden bize getirildi. Projede, çok sıkışık bir takvim vardı. Biz ise Ar-Ge çalışmalarına da ihtiyaç duyduğumuz bu süreci, talep edilen sürede tamamlamayı başardık. Unidef olarak hiçbir müşterimizi çözümsüz bırakmıyoruz. Değişen ihtiyaçlarına hızlı dönüşler yapabiliyoruz. Bununla beraber, hızlı olmak adına doğru çözümleri bulma odağından da uzaklaşmıyoruz. Tüm bu çalışmalarımızı, aynı zamanda son derece rekabetçi bütçelerle gerçekleştiriyoruz. Ortaya çıkan çözüm ve Unidef’in süreç içerisindeki sonuç odaklı proaktif tutumu, müşterilerimizin sonraki projelerinde yeniden bizimle çalışmaları konusunda çok kolay karar vermelerini sağlıyor.”
LPP Genel Müdürü Korg. (E) Miroslav Zizka ise Unidef’le iş birlikleri hakkında şunları söylüyor: “Bu, Unidef ile ilk iş birliğimizdi ve projemiz de özel bir görevi yerine getirmek için kullanılması gereken sensör ve sistemlerin gereksinimleri açısından çok karmaşık bir projeydi. Entegrasyon, kapsamlı bir hazırlığı ve taret konumunun hassas bir şekilde ölçülmesini takip eden sürecin son aşamasıydı. Unidef uzmanları, olağanüstü bir iş çıkardılar ve sistemlerini başarıyla entegre ettiler.”
Unidef, söz konusu çözümünün farklı bir versiyonunu da uzaktan komutalı şekliyle Türk Silahlı Kuvvetlerine Uzaktan Komutalı Römork Sistemi olarak teslim edecek. Bu konsept, sınır güvenliği ve kritik tesislerin çevre koruması görevlerini personeli tehlikeye atmadan gerçekleştirmesi ve istenilen yere taşınabilen yapısı sebebiyle yurt içi ve yurt dışı kullanıcılar tarafından yoğun ilgi görüyor.




